Teknoloji

Hawaii’de mevcut binalarda “yeşil” dönüşüm dönemi

Küresel ısınma ve sera gazı emisyonları göz önüne alındığında, binaların sürdürülebilir olması kritik bir önem taşıyor. İnşaat ve bina sektörü, küresel emisyonların yaklaşık yüzde 37’sinden sorumlu olup, enerji tüketimi ve malzeme üretimi yoluyla karbon ayak izine ciddi katkı sağlıyor. Yeni binaların artık daha “yeşil” yaklaşımlarla inşa edilmesine özen gösterilirken mevcut binalar da yenilemelerle sürdürülebilir hale getirilyor.

Emisyonlar yenileme ile azaltıldı

Hilton Hawaiian Village Waikiki Beach Resort, Tapa Tower’ın prestijli LEED sertifikasını aldığını duyurdu. Bu sertifika, Park Hotels & Resorts portföyündeki ilk LEED sertifikalı kule olma özelliğini taşıyor. LEED (Leadership in Energy and Environmental Design), çevresel ve insan sağlığını iyileştiren uygulamaları teşvik eden, dünyaca en yaygın yeşil bina derecelendirme sistemi olarak öne çıkıyor.

Tapa Tower’ın yenilenmesiyle sağlanan kazanımlar ise oldukça ilgi çekici. Yenileme çalışmaları sonucunda Tapa Tower, enerji tüketimi ve sera gazı emisyonlarını yüzde 14 oranında azaltmayı başardı. Düşük akışlı tesisatlar sayesinde su tasarrufu yüzde 29’un üzerinde sağlanırken, tüm mini buzdolapları ENERGY STAR sertifikalı olarak enerji verimliliğine katkıda bulunuyor. Ayrıca, iç mekan sağlığını desteklemek için kullanılan tüm boya, kaplama, yapıştırıcı, sızdırmazlık ve zemin malzemeleri düşük emisyonlu veya toksik olmayan ürünlerden oluşturuldu.

Bina, ana otobüs durağına sadece 160 metre uzaklıkta ve yüksek bir yürünebilirlik skoruna sahip, bu da otomobil kullanımını azaltarak çevreye katkı sağlıyor. Projenin en önemli yanı ise mevcut bir binanın yenilenerek sertifikalandırılması oldu. Bu, teknik olarak yeni bir bina sertifikalandırmaktan çok daha karmaşık ve zorlu bir süreç.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu